Çay Ticareti (Toptancılar ve Satıcılar)

0
689
Çay, 1 milyon insanın geçimini sağlamaktadır.

Çay Ticareti | Dünyada sudan sonra tüketilen ikinci içecek olan çayın üretiminde ve tüketiminde önemli bir aktör olan Türkiye, son yıllarda uluslararası piyasalarda da rol almaya başlamıştır. Kuru çay üretiminde 5. tüketiminde 3. sırada olan Türkiye, kişi başı çay tüketiminde ise 3,5 kg ile dünya birincisidir. Oysa Türkiye’de çayın geçmişi 90 yıl civarındadır.

Çay Ticareti

Komşu ve çevre ülkelerin önemli kuru çay tüketicisi olması, Türk özel sektörünün bu konuda son yıllarda gösterdiği başarılı çalışmalar çay piyasalarında Türk firmalara önem ve değer kazandırmıştır. Uluslararası boyutta çay ticareti ile uğraşan firmaları, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirmeyi planlayan fuarın, yıllık periyodlarda, hem iç hem dış piyasalara yönelik konferansların, workshopların, çeşitli etkinliklerin yapıldığı, yeni trendlerin tartışıldığı bir fuar olarak gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

Türkiye’de çay yetiştiriciliği Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan halka geçim kaynağı yaratmak ve ülkenin çay talebini karşılamak amacıyla cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılmıştır.

Çay

Çay (Camellia sinensis), nemli iklimlerde yetişen, yaprak ve sürgünleri içecek maddesi üretmekte kullanılan bir bitkidir. Çay subtropik ve tropik iklimlerde, özellikle dağlık bölgelerde yetiştirilir.  En önemli çay üreten ülkeler Çin, Hindistan, Kenya, Sri Lanka ve Türkiye’dir ve bu ülkeler toplam dünya çay üretiminin dörtte üçünü karşılar. Japonya’da sadece yeşil çay üretilir. Japonya’da çay sırf makine ile toplanıyor olsa da en yüksek kaliteye sahiptir. En çok çay tüketen (ithal eden) ülkeler ise İngiltere, Rusya, Pakistan, ABD ve Arap ülkeleridir.

Çay yapraklarında kafein, tein, teofillin, teobromin alkolitleri, tanen, uçucu yağ ve az da olsa B vitamini bulunur.

Çayın faydalarını sıralarsak;
  • Damarlardaki kan dolaşımını düzenler,
  • Aşırı miktarda olmamak şartıyla içilecek olursa bedeni ve zihni yorgunluğu giderir,
  • Sinirleri uyarır,
  • Hazmı kolaylaştırır,
  • İdrar söktürür,
  • İshali keser,
  • Damar kireçlenmesini önler.

Türkiye, çay tarım alanlarının genişliği bakımından dünyada üretici ülkeler arasında 8. sırada, kuru çay üretimi yönünden 5. sırada, yıllık kişi başına tüketim bakımından ise 4. sırada yer almaktadır.

2014 yılında dünya çay pazarı 18 milyar dolar civarındadır. Dünya çay tüketiminin yüzde 97’si siyah, yüzde 3’ü yeşil çaydan oluşuyor. Dünyada 30’dan fazla ülkede çay yetiştirilmektedir.

Türkiye’de günlük ortalama 240 milyon civarında bardak çay tüketildiği tahmin ediliyor.

Türkiye’de çay yetiştiriciliği Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan halka geçim kaynağı yaratmak ve ülkenin çay talebini karşılamak amacıyla cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılmıştır. 1924 yılında çıkarılan 407 sayılı yasa ile başlayan süreç, devletin uzun yıllar teşvik ve destekleme uygulamaları ile bölgenin en temel geçim kaynağı ve istihdam potansiyeli olmuştur.

Çay tarımı Doğu Karadeniz bölgesinde Rize, Trabzon, Artvin, Giresun il sınırları içinde yapılmaktadır. Çay üretim sanayi de aynı illerde bulunmaktadır.

Bugün toplam 762.412 dekar alanda 205.000 çay çiftçisi çay tarımı yapmaktadır. Her yıl bölgede 1 milyon 200.000 ila 1 milyon 300 bin ton arasında yaş çay yaprağı hasat edilmektedir. Bu miktar yapraktan yaklaşık 220.000-230.000 ton kuru çay üretilmektedir.

Çay sektöründe hem kamu hem özel çay firmaları faaliyet göstermektedir. Sektörde özel girişimcilerin üretim ve paketleme faaliyetine başlaması 1984 yılında yayınlanan 3092 sayılı Çay Kanunu ile olmuştur. Bu kanun ile çaydaki devlet tekeli kaldırılarak, çay tarımı, üretimi, işlenmesi ve satışı serbest bırakılmıştır.

Üretimde her iki sektörün payı yıllar içinde birbirine yaklaşmıştır. Başlangıçta %95100 olan kamu payı 2016 yılına geldiğimizde %5055 seviyelerine düşmüştür.

2015 yılında hasat edilen yaş çay yaprağının 681.000 tonu Çaykur tarafından, geri kalan 637.000 ton çay özel sektör firmaları tarafından satın almıştır. Çaykur bugün satın aldığı yaş çay yaprağını 47 fabrikasında işlemektedir. Bölgede 150 civarında da özel sektör fabrikası bulunmaktadır.

Çay tarımı ruhsata bağlıdır

3092 sayılı yasaya göre; çay tarımı ruhsata (izine) bağlı bir tarımdır. Devletin uygun gördüğü arazilerde kontrollü olarak çay tarımı yapılabilmektedir. 2012 yılına kadar çıkarılan tüm yasalarda ruhsatlandırma şartı ve teknik koşulları yer alır. En son 1993 yılında yayınlanan 5096 sayılı KHK ile çay tarım alanları ruhsatlandırılmış ve bu tarihten sonra çay bahçesi tesisi yasaklanmıştır. Ancak zaman içinde kararnameye rağmen, kontrolsüz olarak tesis edilen çay bahçelerinin olduğu, var olan bazı bahçelerin ise farklı tasarruflar nedeniyle terkin edildiği anlaşılmıştır.

Gelişen bu durum beraberinde bazı sorunlar getirmiş, ruhsatsız çay bahçelerinin ürünleri üretime bir şekilde entegre olmuştur. Ruhsatsız bahçelerin ruhsatlandırılması amacı ile de 2012 yılında “Çay tarım alanlarının belirlenmesi ve bu alanlarda çay tarımı yapan üreticilere ruhsatname verilmesine” dair 3067 sayılı KHK 27 Nisan 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. 2012 yılın dan itibaren eski çay ruhsatları yenilenmektedir.

762 bin dekar çay tarım arazisinin %65’i Rize, %21’i Trabzon, %11’i Artvin, %3’ü Giresun il sınırları içindedir.

Çay tarımı halen küçük aile çiftçiliği şeklinde sürdürülmektedir. Çay üreticilerinin %76’sı 5 dekarın altında, %20’si 5-10 dekar arasında, %3’ü 10-20 dekar arasında, %01’i ise ancak 20 dekar üzerinde çay bahçesine sahiptir.

Rize’de tarımsal gelirin %98’i, Artvin’de %27’si, Trabzon’da ise %25’i çay tarımından elde edilmektedir.

Çay tarımında çalışan faal nüfusun yaklaşık 250 bin kişi olduğu tahmin edilmektedir.

Çay tarımında ihtiyaç duyulan toplam işgücünün; %90’ı uzun yıllardan beri kadınlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Ancak son yıllarda yabancı işçilerin ağırlıklı olarak hasat işinde çalıştırıldığı görülmektedir. Bu durum pek çok sorunu da beraberinde getirmektedir.

Çay yetiştiricilerinin %95’inin çay tarımı dışında başka gelir kaynakları vardır. Bunun temel nedeni çay tarımının artık geçim kaynağı olmaktan giderek çıkmasıdır. Bölgede göç olgusu halen devam etmektedir.

Çay tarımından elde edilen gelirin dışında, kamu ve özel sektör çay fabrikalarında işçilik bölgenin çok önemli istihdam kaynağıdır.

Türkiye’de yaş çay alımları her yıl Nisan-Mayıs aylarında başlamakta, Ekim-Kasım aylarında sona ermektedir. Her biri 20-25 gün süren 3 sürgün dönemi vardır.

Yaş çay alım fiyatı Çaykur tarafından kampanya öncesi ilan edilmektedir. Özel sektör alımlarını bu fiyattan yapabildiği gibi bu fiyatın altında ya da üzerinde bir fiyattan yaş çay ürünü satın alabilmektedir.

Çayda 2 tür destekleme mekanizması vardır. Bunlar;

1. Budama Tazminatı ve
2. Çay Primi ödemesidir.

Budama Tazminatı uygulaması; 1994 yılından beri, her yıl çay bahçelerini budayan üreticilerin budamadan kaynaklanan gelir kayıpları devlet tarafından ödenmektedir.

Çay Primi (Fark Ödemesi Desteği): 2003 yılından beri uygulanmaktadır. Bu destek çiftçilere kg başına yaş çay fiyatına ilave olarak verilmektedir.

KURU ÇAY ÜRETİMİ

Türkiye’de üretilen 220230.000 ton kuru çayın %98’i siyah çaydır. Geri kalanı yeşil çay ve diğer çay çeşitleridir.

Son yıllarda organik siyah ve yeşil çay üretimi yapılmaktadır. Çaykur kayıtlarına göre; 2015 yılı itibariyle organik çay tarımı yapılan alan miktarı 36 bin dekar, organik çay üreten çiftçi sayısı 11.000 civarındadır. 2015 yılında satın alınan organik yaş çay yaprağı miktarı 7.400 tondur.

ÇAY TİCARETİ

Türkiye’de çay ithalatı serbesttir. Ancak çay ithalatında %145 gümrük vergi oranı uygulanmaktadır. AB ülkeleri ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşması gereği de her yıl AB’den 200 ton çay %45 gümrük vergisi ile ithal edilebilmektedir.

 Çaykur ve Özel Sektör Tarafından Satın Alınan Yaş Çay Miktarları ve Oranları

Yıllar Alım Fiyatı (Kuruş) Artış Oranı (%) Destekleme Primi (Kuruş) Fiyat + Prim (Kuruş)
2002 32 28,0 32
2003 40 25,0 5 45
2004 46 15,0 6,5 52,5
2005 51,5 12,0 7 58,5
2006 57 10,7 8 65
2007 64 12,3 9 73
2008 73,7 15,2 10,17 83,9
2009 79 7,2 11,5 90,5
2010 88,5 12,0 11,5 100
2011 98 10,7 12 110
2012 110 12,2 12 122
2013 123 11,8 12 135
2014 138 12,2 12 150
2015 158 14.4 12 170

*Çaykur, RTB

Yıllar İtibariyle Yaş Çay Alım Fiyatları (Kuruş/Kg)

Yıllar Alım Fiyatı (Kuruş) Artış Oranı (%) Destekleme Primi (Kuruş) Fiyat + Prim (Kuruş)
2002 32 28,0 32
2003 40 25,0 5 45
2004 46 15,0 6,5 52,5
2005 51,5 12,0 7 58,5
2006 57 10,7 8 65
2007 64 12,3 9 73
2008 73,7 15,2 10,17 83,9
2009 79 7,2 11,5 90,5
2010 88,5 12,0 11,5 100
2011 98 10,7 12 110
2012 110 12,2 12 122
2013 123 11,8 12 135
2014 138 12,2 12 150
2015 158 14.4 12 170
Dünyada Çay Üretimi

Dünyada 30’dan fazla ülkede çay tarımı ve üretimi yapılmaktadır.

Çay tarım alanlarının %77.3’ü, üretimin %84.6’sı 8 ülke tarafından sağlanmaktadır.

Dünyada Çay Tarım Alanları ve Kuru Çay Üretimi (2012)

Ülkeler Üretim Alanı (ha) % Üretim (ton) %
Çin 1.500.000 45,8 1.700.000 35,3
Hindistan 605.000 18,5 1.000.000 20,8
Sri Lanka 221.969 6,8 330.000 6,8
Kenya 190.600 5,8 369.400 7,7
Endonezya 122.500 3,7 150.100 3,1
Vietnam 115.964 3,5 216.900 4,5
Myanmar 79.000 2,4 32.000 0,7
Türkiye 75.860 2,3 225.000 4,7
TOPLAM 3.275.991 4.818.118

Yıllık kişi başına çay tüketim miktarları yüksek olan ilk beş ülke şunlardır;

İrlanda (3,2 kg),
Kuveyt (2,7 kg),
İngiltere (2,5 kg),
Türkiye (2,4 kg),
Katar (2,0 kg).

Dünya çay ticaretinin %32’si borsalarda gerçekleşmektedir ve çay fiyatı borsalarda oluşmaktadır. Üretici ülkelerde 11 çay borsası bulunmaktadır.

Satışların %50’sinin gerçekleştiği en önemli çay borsaları; Hindistan’da Calcutta, Sri Lanka’da Colombo ve Kenya’da Mombasa çay borsasıdır.

Dünya Çay Sektöründe Türkiye’nin Payı
  • Çay tarımı alanında: %2.3,
  • Kuru çay üretiminde: %5.2,
  • Tüketimde: % 3.4 paya sahiptir.

İhracatta ve ithalattaki payımız oldukça düşük seviyededir.

Dünya çay pazarı 18 milyar dolar civarındadır. Türkiye’nin çay pazarı ise 2.5 milyar dolardır. Türkiye çay tüketen ülkeler arasında en üst sıralarda yer almaktadır. Yıllık kişi başına ortalama çay tüketimi 34 kg arasında değişmektedir.

Türkiye’de Çayın Temel Sorunları:
  • Standart dışı hammadde alımı ve kaliteli çay üretiminin sağlanamaması,
  • Çay üretici örgütlerinin gübre temini dışında hiçbir konuda etkin olmayışı, zayıflığı,
  • Çay bahçelerinin yaşlanmış olması ve çaylıkların yenilenme ihtiyacı,
  • Ar-Ge çalışmalarının yetersizliği,
  • Yaş çay fiyatının düşüklüğü,
  • Kuru çay üretim ve satış koşullarının yeterince denetlenememesi,
  • Çaykur’un günlük işleme kapasitesinin yetersizliği nedeniyle üreticilerin çaylarını özel sektöre düşük fiyattan çaylarını satmak zorunda kalmaları.
  • Çaykur’un yönetim kurulunda üretici örgütlerinin temsilcilerinin yer almaması,
  • Politikacıların Çaykur’u ve yaş çay üreticilerini yıllardır rant aracı haline getirmesi,
  • Çay kaçakçılığının engellenememesi,
  • Özel sektörün yaş çay bedellerini ödeme konusundaki keyfiliğinin üreticiye zarar vermesi,
  • Gübre kullanımında denetimlerin yapılamaması ve gereksiz miktarda gübre kullanımının olması, çevre zararı oluşması,
  • Hasat edilen çayların üretim hattına gelene kadar muhafaza edilmesindeki güçlükler,
  • Çay üretim maliyetinin yüksek olması,
  • İhracat miktarının düşük olması,
  • Ziraat mühendisi ve gıda mühendislerinin istihdamının yetersiz kalması,
  • Kuru çayda piyasa düzenlemesinin yapılmaması, kuru çay ticaretinin kayıt altına alınamaması,
  • 3092 sayılı Çay Kanunu’nun günümüz şartlarında yetersiz kalmasıdır.
Çözüm Önerileri:

1. Sürdürülebilir çay tarımına yönelik programların hayata geçirilmesi ve yaygınlaştırılması (Organik tarım, iyi tarım gibi),
2. Çiftçilerin yeterli tarımsal gelir elde etmeleri için yaş çay fiyatının günümüz ekonomik şartları gözetilerek belirlenmesi,
3. Çay kooperatiflerinin güçlendirilmesi için devlet desteği sağlanması,
4. Hammaddede alımında ve kalite kontrol noktalarında yeterli sayıda çay eksperi ve ziraat mühendislerinin istihdam edilmesi,
5. Gübre ve budama konularında çiftçilere demostratif eğitim programlarının hayata geçirilmesi,
6. Çay bahçelerinin yenilenmesine zaman geçirilmeden başlanması ve devlet desteği sağlanması,
7. Özelleştirme halinde çay üreticilerinin sorunlarının artacağı kuşkusuzdur; bu nedenle Çaykur özelleştirilme yerine özerkleştirilmeli, kuruma yeterli işletme sermayesi verilerek özerk bir yapıya kavuşturulmalıdır.
8. Kuru çayın borsada satılmasının gündeme gelmesi gerekiyor. Borsada satış konusu alt yapı gerektiriyor.
9. Çay bedelleri peşin ödenmemekte, ancak tarımsal girdi (gübre) ve kredilere aylık faiz uygulaması yapılmaktadır. Girdi bedellerinin geri ödemesi çay bedellerinin ödemesine göre ayarlanmalı ve faiz uygulaması kaldırılmalıdır.
10. Kaliteli çay üretme konusunda özel sektör kamu iş birliği güçlendirilmelidir.
11. Paketleme tesislerinin ve kuru çay satışlarının denetlenmelidir.
12. Tüketicilerin kaliteli çay konusunda bilinçlendirilmesine yönelik programlar düzenlenmelidir.
13. 3092 sayılı kanun çalışmaları, başta üretici temsilcileri olmak üzere sektördeki tüm aktörler ve STK görüşleri alınarak yapılmalıdır.
14. İthal çayların denetlenmesi ve gümrük vergi oranlarının uygulanmasında yaşanan sorunların çözümlenmesidir.

Son söz

Çay ticareti Türkiye’de üretim, paketleme, ithalat, toptan ve perakende satış konularında yoğunlaşmaktadır. Bu portal, çay ticareti yapanlar ile bu ticarete başlamak isteyenler için bir kaynak olmasının yanında, tacirlere kendilerini tanıtma imkânı da sağlayan bir yapıdır. cay.com.tr olarak sizlere bu konuda faaliyet gösteren firmaları tanıtacak, sektördeki çalışma şeklini, sektörün avantajlarını ve zorluklarını sizlere birinci ağızlardan ulaştırmaya çalışacağız.

Türkiye’nin neresinde olursa olsun çay alıp satmak isteyen, değişik çay karışımları yapmak isteyen, kendi markasını oluşturmak isteyen, cafesine değişik çaylar almak isteyen veya yeni açacağı cafe için çay arayışında olan tüm sektör çalışanlarının taleplerini karşılamaya yönelik en büyük ve en doğru bilgi kaynağı cay.com.tr olacaktır.

Kaynaklar:
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Çay Raporu
Çaykur, RTB

Kimler neler demiş?

avatar
  Bu konuya abone ol  
Bildir