Ömür dediğimiz nedir ki? Çay bardakta, soğuyana dek geçen zaman…

0
4348

Ömür dediğimiz nedir ki?
Çay bardakta
Soğuyana dek geçen zaman
Çayınız bardakta soğumadan
Tadıyla için hayatı
Soğutmadan sevgileri
Soğutmadan sevdaları
Soğutmadan dostlukları
Yaşayın doyasıya
Seviyorsanız koşun ardından
Beş dakika bile duracak zaman yok
Kırmadan, incitmeden
Sevin insanı
Kırmaya zaman yok
Çayınız bardakta soğumadan
İçin çayınızı hayat geçiyor
Yaşamamak yüreklere zarar…

* * * * *

Yaşamamak, yaşayamamak yüreklere zarar. Ömür dediğimiz geçip gidiyor. İstediklerimizi yaşayamadan, hayallerimizi gerçekleştiremeden ve belki de birçok hayal kırıklığıyla…

Çaylar bardakta soğuyor, tadıyla içmeye fırsat kalmadan. Dostluklar bitiyor, aralar soğuyor, bardakta bekleyen çaylar gibi. Sevgiler bitiyor, insanlar kırılıp, incitiliyor. Dostlukları tekrar kazanmaya, insanları tekrar sevmeye belki de zaman kalmayacak. Ömür dediğimiz geçip gidiyor.

Her şeyi zamanında yapmaya özen göstermeli insan. Özür dilemeyi, insanları sevmeyi, dostlukları, arkadaşlıkları kaybetmemeyi zamanında bilmeli, sonradan pişmanlık yaşamamalı. Ömür dediğimiz geçip gidiyor ve o geçen ömürde en acısı pişmanlıklar yaşamak. Pişmanlıklar yaşamamak için zaman varken yaşamalı, içinden ne geçiyorsa onu yapabilmeli insan. Çayını soğutmadan tadıyla içebilmeli, insanları kırmadan, incitmeden sevebilmeli, zaman kaybetmeden sevdiğinin ardından koşabilmeli. Duracak zaman yok.

Hayat geçiyor ve bir gün bitecek. Yol yakından hayatı tadıyla yaşamayı bil. Üzüntülerden, kırgınlıklardan, pişmanlıklardan çok; sevince, mutluluğa ve en önemlisi gülümsemeye zaman ayır. Ancak bu şekilde hayatın tadını alırsın. Unutma ömür dediğimiz geçip gidiyor…

* * * * *

Can Yücel, modern Türk şairidir. Kullandığı kaba ama samimi dil ve bariton sesi ile okuduğu Türk şiirinde farklı bir tarz yaratmıştır. Tek parti döneminin 7 yıl süre ile Millî Eğitim Bakanlığını yapan Hasan Âli Yücel’in oğludur.

1943 yılında, yakın dostu ve Ankara Atatürk Lisesi’nden sınıf arkadaşı Gazi Yaşargil ile birlikte yurt dışı eğitim bursu kazandığı halde, babası, dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel “Bakan, kendi oğluna torpil yaptı derler” diyerek karşı çıktı, söylendi. Gazi Yaşargil, bu bilginin doğru olmadığını, ikisinin de ailelerinin imkânlarıyla yurt dışına gittiklerini açıkladı. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum ve Marmaris’te turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.

Son yıllarında Eski Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. 1996 yılında kurulan Emek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Şairin “Hava döndü” şiiri EMEP’in parti marşı olarak kullanılmaktadır. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e hakaretten de yargılanan Yücel, 18 Nisan 1999 seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça’ya defnedildi.

cay.com.tr olarak büyük usta Can Yücel’i ölüm yıldönümünde saygıyla anıyoruz.

 

Not: İnternette Can Yücel’e ithaf edilen sahte şiirlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Biz de bu şiiri paylaşırken tereddüt ettik ancak araştırmalarımız sonucunda bu şiirin Can Yücel’e ait olup olmadığı hakkında kesin bir kaynağa ulaşamadık. Bu yüzden şiirin altına adını yazmadan paylaştık. Eğer bu şiirle ilgili gerçek bilgi içeren bir kaynak varsa bizimle iletişime geçmenizi rica ediyoruz.

Paylaş

Kimler neler demiş?

avatar
  Bu konuya abone ol  
Bildir